Zorlukların Getirdikleri
Ben şahsım adına gönlü gençleri temsilen diyebilirim ki. Uzun zamanın dilimlerinde gezerken şunları gözlemledim. Gideceğiniz mesafenize yola çıkıyorsunuz,izin alma sırası gelince büyükler hemen “yalnız gidebilecek misin? Yanına arkadaş al istersen. Gitmeni gerektiren zorunluluk nedir?” vs. Daha baştan gençlerle büyükler, aralarında iletişim olgunluğunu yaşayamıyor. Genç büyüklerinden olgunluk görmüyor ki hayatına geçirebilsin. “Acaba beni yanlış anlarlar mı, söylemek istediğimi aktarabilir miyim, hakkımda ne düşünürler, konunun altından kalkabilir miyim?” Gibi zihinlerini meşgul eden olumsuz düşüncelerden ötürü “boş ver uğraşmayayım bari” diyerek yarı yolda kalıyorlar. “Hayat yokuşunu tırmanırken rastladığımız kimselere iyi davranalım. Çünkü inişte yine onlara rastlayacağız.” (Çiçero)
Bizlere ilk etapta olumsuz gözüken bu negatiflik, ileriki yıllara daha güçlü hazırlanılmasına sebep oluyor. Her şey zıddıyla bilinir derler ya işte gençlerin hedef belirlemesi ve istikametinde çizgisini bozmaması için bu ketumluk da yarar sağlayabilir. Şimdi ki genç nesil daha bilinçli. Kendilerini ifade edebiliyorlar. İletişim teknolojisini kullanmasını biliyorlar. Ölçüyü tutturmak ayrı bir mesele. Her zaman ve zeminde ileriyi düşünerek atılan adımların meyvesini toplayacaklar. Şimdiki gençlere daha çok vazifeler düşüyor. Tahsil hayatında farklı düşüncede ki arkadaşlarına özveriyle yaklaşımları ve beklenti olmadan yapacakları aktiviteler onları mutlu edecektir. “Zahmetsiz rahmet olmaz” düsturuyla olumsuz yaklaşımların ardına da tebessümle bakabiliriz.”Hayatın nimetlerinin değerini bize öğreten ancak, hayatın zahmetleridir.” (Goethe)
Nevin ALAN
