Yolun Sonu
Açış konuşması:
Candan kardeşlerimiz, arkadaşlarımız, ablalarımız,dostlarımız ve her zaman bizleri destekleyen annelerimiz hepiniz hoş geldiniz.
Sizler bize güvenerek güç verdiniz. Sonuçta az sonra hep birlikte paylaşacağımız “Yolun sonu” tiyatrosunu hazırladık. Emeği geçen herkesin tek arzusu izleyeceğiniz sahnede kendinizden bir parça bulmanız. Herkesin hayatında dönüm noktası vardır. Önemli olan bu aşamaları Allah’ın istediği şekilde yönlendirmiş olmak.
“Ruh tutuşunca vicdan ağlamaya başlar ve işte o zaman insanda ağlar.Bu esnada göz yaşları imdada yetişir ve ruhun ateşini söndürür. Bence çeşm ile çeşme arasındaki münasebet de bundan gelir.(H.Söz)
Sizlerde gönül çeşmenizden süzülerek damlalarınızın arkadaşlığıyla buyrun ilk sahnemizi seyretmeye.
1.Sahne sonunda ki hitap
“Arı gibi bal,koyun gibi süt, tavuk gibi yumurta ve böcek gibi ipek yapamayan, yani hayvan tekniğine henüz ulaşamayan insanın iki şıktan birini tercih etmesi gerekiyor. Ya henüz hayvan gibi akıllı olmadığını veya akılsız hayvana akıllı insandan daha güzel iş gördürüp insanın büyüklenmesini isteyen bir büyük zatın varlığını…(Nail Papatya)
2.Sahne sonu
“Dünya süslü bezekli bir gelin gibi herkesin yüzüne gülmüş, fakat kimseyle evlenmemiş. Dünyaya geldiğinde sen ağlarken çevrendekiler gülüyorlardı; öyle bir hayat sür ki öldüğünde çevrendekiler ağlarken sen gülerek ahirete gidesin.(H.Söz)
“Dünya müminlerin pazarı, gece ile gündüz sermayeleri, güzel ameller, ticaret malları, cennet kazançları, cehennem zararlarıdır.(H.Ebubekir)
İKİNCİ PERDE
1.Sahne sonu
“Ölümün bizi nerede beklediği belli değil, iyisi mi biz onu her yerde bekleyelim. (Montaigne)” “Öleceğiz, müjdeler olsun, müjdeler olsun. Ölümü de öldüren Rabbe secdeler olsun.”(N.F.Kısakürek) “ Sevinin Mehmet’im başlar yüksekte----Ölsek de sevinin geriye dönsek de----Sanma ki kalır bu tekerlek tümsekte----Yarın elbet bizim, elbet bizimdir----Gün doğmuş, gün batmış ebed bizimdir.(N.F.Kısakürek)
2.Sahne sonu
“Bir akşam güneşi gibi fani dünyayı terk eden insan. Bitmeyen bir sabah güneşi gibi, ebediyet ufuklarında doğar.”(Muh. İkbal)
“O ömrü bakide (ahirette) göreceğin rahat ve lezzet, ancak bu fani ömürde say ve çalışmalarına bağlıdır. Senin o ömrü bakiden hiç haberin yok. Ölüm sekeratı uyandırmadan evvel uyan.(Bediüzzaman)
ÜÇÜNCÜ PERDE
1.Sahne sonu
“Doğuma sevinilirde, ölüme niçin sevinilmez? Oda yeni bir doğuş değil midir? (Muh.Said)
“Annesinden yeni doğan yavrunun haline bakmaz mısın ki avuçlarını sıkar yumar…Sanki: “ Tuttum dünyayı, elimden kaçmasını istemiyorum” diyor. Ölüme avuçlarını açar, sanki; “Heyhat, işte görün, elimde avucumda hiçbir şey kalmadı, her şeyimi dünyada bırakıp gidiyorum” diyor…(Ahmet Ertüfai)
“Evet ey insan! Sen şöyle diyebilirsin; “Benim Rabb-ı Rahimim dünyayı bana bir hane yaptı. Ay ve güneşi; o haneme bir lamba ve baharı, bir deste gül ve yazı bir sofra-i nimet, ve hayvanatı bana hizmetkar yaptı. Ve nebatatı, o hanenin zinetli levazımatı yapmıştır. O halde aziz olarak çıkmaya çalış.”(Bediüzzaman)
DÖRDÜNCÜ PERDE
1. Sahne sonu
“ Hayatın sırları ile ölümün sırları ayrı ayrı iki sandıkta sonsuza kadar saklı durmaktadır. Her birinin içinden ötekini açacak anahtar saklı durmaktadır.( M.Gandhi)
“ Layemut değilsin, başıboş değilsin, bir vazifen var. Gururu bırak, seni yaratanı düşün, kabre gireceğini bil, öyle hazırlan”(Bediüzzaman)
“Bir akşam güneşi gibi, bu fani dünyayı terk eden insan bitmeyen bir sabah güneşi gibi ebediyet ufuklarına doğar.”(M.İkbal)
Kapanış :
Siz sevgili misafirlerimiz. Ebedi alemde de beraber olalım mı? El ele, göz göze, tek yürekle bütünleşmiş sevgi denizine kavuşalım mı? İşte ölüm her an kapımıza da. Burada geçen zaman dilimlerini bakiye çevirecek olan iman meşalemizi daha da güçlendirmek için birbirimizle yarışalım? Çevremizde bizlere ihtiyacı olan o kadar çok şahsiyetler var ki. Yeter ki bizler arayış içinde olanların soru yağmurlarına nasıl yardımcı olabiliriz? Diye düşünelim.
Elbet bir gün bizlerde ahirete göçeceğiz. Öyleyse şu hikmetli sözle veda edelim.” Taş gibi idin çok kalpler kırdın artık yeter. Toprak olda bak, nasıl üstünde güller biter.
GÜL KOKULU MİSAFİRLERİMİZ HOŞÇA KALIN…Teşekkürler.
Tiyatronun ara donanımı
Nevin ALAN
