Yeniden Başlamak

Sahur programını takip ettiğimizde{STV}farklı memleket ve kültürde ki gençleri anlamaya çalıştım.Ana hatlarıyla anlattıkları karşısında,Rusya da bugüne kadar geçen süreçte hürriyet namına çekilen eziyetleri dinledim.Balkan ülkelerinde ise Osmanlı zamanında ki gibi olmasa da yaşanmaya çalışılıyor.

Kominizim ve geride kalan soluk,mutsuz ve meçhule doğru sürüklendiklerini düşünen ateist çehreler.Camilere kilit vurulmuş,inkarcılık had safhada.Gençler bu manevi boşluğun zakkum çekirdeği olan ölümün yok oluş zehirlerinin parçaladığı yüreklerden bu yana geçen on oniki sene zarfında bir çırpınış,yürek oynayış ve sorgulama yaşadıklarını söylüyorlar.Çocukluklarından anlattıkları kesitler de,dede ve ağırlıklı olarak nenelerinin üzerlerinde etkili olduklarını anne ve babalarından ise herhangi bir anlatım ve yaşayış görmediklerini söylediler.Ağırlıklı olarak hep nenem diyorlardı.Tek tükte olsa orta yaş grubundan oruç tutan varsa onlarda çalıştıkları yerde ceplerinde çekirdek taşıdıklarını ve kırarak kabuklarını yerlere attıklarını böylece amirlerinin şüphe etmemesini sağladıklarını söylediler.

Allah’ım imtihanın çeşitlerinden olan bu derin inanç erozyonundan cümlemizi muhafaza etsin.Türk ve Balkan ülkelerinin çoğunluğu bu ızdıraplı günlerden hürriyete ulaştıkları halde henüz tam anlamıyla imani yükselişi  yakalamada zorlandıklarını anladım.Şu anda ki genç nesil kendilerini şanslı addediyorlar.Hatıraları sorulduğunda ilk oruç,sahur ve namaz hakkında söyledikleri tek isim nenem ise demek ki bedenlere vurulmak istenen inkarcılık zincirlerinin kıskaçları arasında kalplerin kıyısında köşesinde ki inanç kırıkları torunlara yetmiş.
Atalar…Bilebildikleri kadarını çekirdekler şeklinde gözlerinin nurları,kucaklarının topaçları,evlatlarının hediyeleri üçüncü kuşak bu yavruların beyinlerine ekmişler.Zaman geçmiş,mevsimlerin akıntısında manevi yağmurların ve şimşeklerin gürültüleri o taptaze,gencecik kalplerde ki tohumları patlaşmış,çimlendirmiş.Şu anda çok taze filizler ilerde inançlarının derinlikleriyle kökleri sağlamlaşacak,fidan ve ağaç olarak ebedi alemin baki gençliğini kazanacaklar.

Bizlere de unutturulmaya çalışılan köklerimize kibrit suları dökülen dalalet hezeyanlarına karşı,Risale-i Nur ların çelik hakikatleriyle donatılmış fikirlerimizle hayata merhaba diyelim.Bir bakış,tatlı bir tebessüm,ikram edilen bir tas çorba,birkaç dilim tatlı hiç şüphesiz komşularımızla ilk etaptaki telepati malzememiz olacak.Devamını mı merak ediyorsunuz?Fiiliyata başlayabilirsiniz.Bizleri taklit edecek pak yürekler zaten arayış içerisinde,biz farkında değiliz sadece…

             

 

Nevin ALAN