ÖYLE İŞTE
(İŞVE'den annesi Nevin Alan'a)
annecim,senin için yazıyorum
bu acemi satırları
şu resimdeki tatlı bakışın için
“anne” denince aklıma gelen
en sıcak yürek için.
hiç şiir yazmadım anne
ama sen gerçekten
bir şiir gibisin,
anlatmakla bitemezsin…
senin gibi olmak istiyorum anne
hep iyilik düşünmek,
hep iyiyi söylemek.
aşk ile yaşamak hayatı
yaşamayı Hak namına sevmek…
yazar olma idealini senin
seviyorum anne
en yoğun olduğum anda
“okur musun,olmuş mu?” demeni.
Pasaklı Tavşan’ı gazetede gördüm de
inanamadım geçen günlere anne
hep anlatırdın bu masalı ama
artık büyümüştük ya
birimiz İzmit birimiz Bursa’da.
her ne kadar ayrı olsak da
ne de olsa gazetemiz Yeni Asya…
tekrar baktım şu fotoğrafa
kebap yerken çekilmişiz lokantada
ameliyattan çıkışımı kutluyorduk
aykan abla da vardı anne,hatırlasana
benimle kalmıştın gün boyunca
sen kımıldadıkça yanımda
serumlu elim acıyordu ama…
şaka yaptım anne,kırılma.
hatırlıyorum oradan oraya koşturmanı,
evraklara canını sıkıp ağlamanı,
gazete üstünde namaz kılmanı.
“bunlar ne ki,her anne yapar” deme
sen başkasın,inan anne,
sen başkasın.hayatımda ışığımsın.
bu küçük bir söz değil anne
yol veren ışığımsın.
hadi aç ellerini,
koy aklına beni,ailemizi
yalvaralım Rabbimize
hiç ayırmasın bizi…
bitirecektim şiirimi de anne
olmaz ki bitiremez hiç kimse
daha yuvamızın direği oluşunu anlatmadım,
ney almak istediğimi söylediğimde
altmış milyon borç aldığını,
anında ulaştırdığını anlatmadım.
daha, ablamın mezuniyetinde
birinci olduğunu öğrendiğinde
nasıl ayakta alkışladığını anlatmadım.
hastalanıp da acile kaldırıldığını
başkalarından duyduğumu anlatmadım.
hiç söylemezsin zaten yaranı anne
sen hep merhem sürersin.
sahiden anne,
kim bilir sen ne kadar dertlisin
senin derdini biliyorum anne,
bu çok açık dört tane:
ben,ablam,Talha ve Ahmet.
biz iyi kul olursak,
bu sana en büyük nimet.
bugünlerde pek sık düştün aklıma
biliyorsun;Kevser yanıbaşımda
o annesinin vefatına ağladıkça
ben daldım hülyalara…
senin öldüğünü düşündüm anne
korkmuyorum bu sözcüğü kullanmaktan
senden önce göçmezsem
ölümünü göreceğim,takdir Allah’tan.
herhalde geçici ayrılık
deprem gibi sarsar beni.
özlerim gülümsemeni
pamuk gibi ellerini
şefkatli sözlerini
hiç bitmeyen desteğini…
ama bilirim ki;
bu ayrılık geçici,
mekanın İnşallah
Rabbimin rahmet yeri
nasıl olsa biliyorum
benden beklediklerini,
günde kaç sayfa okumam gerektiğini de biliyorum.
beni oradan izleyeceğini,
her yaptığım iyilikten
nasipleneceğini düşünür,
düzgün atarım adımlarımı
dua kapısını da çaldık mı
ne tasası kalır,ne de gamı.
sonra gün gelir, tekrar buluşuruz,
ebediyyen coşkun oluruz.
geç vakit oldu anne
artık yatayım
şiirimi yarın
sana yollarım.
sakın gazeteye falan gönderme
seminere katıldım dedim de
şair olmadım anne,
hani uyarayım dedim
belli olmaz sana
bakarsın hoşuna gider,
gönderiverirsin sonra,
senin kadar yürekli değilim anne
bunu unutma…
İŞVE ALAN ERCAN
