Okumaktan Beklenenler
Görevli olarak gittiğim çevre dersinden ayrıldım. Yolum uzun ama az önce bulunduğum ortamın manevi atmosferiyle içim hoş. Okunan eserlerin manevi doyuruculuğuyla gönül pencerelerimizde açan çiçeklerin kokularıyla meşgulüm. İman hakikatlerinin sırları, tohum ve çekirdekler suretinde derse gelen şahısların ruhlarına ekildiler. O hazzın sarhoşluğuyla minibüse bindim. Düşünüyorum ilim meclislerinde bulunmak ve her seferinde bir şeyler öğrenmek ne kadar zevkli ve lezzetli. Yerime oturdum, Günün tahliline devam ediyorum.
Farklı kültürde yetişmiş ve kıstasları birbirine uymayan kişilikleri birleştiren manevi doyumları, yüzde kaçımız tadabiliyoruz. Meşguliyetlerin çokluğu ve materyalist düşüncelerin kıskaçları altından sıyrılabilenlerde ellerindeki ebediyet hazinelerinin anahtarlarını fark edemiyorlar. Kainat kitabının sayfalarındaki yerlerimizi keşfedene kadar geç kalmasak bari.
Yol kenarlarında dünyanın bahar yaprağının göz kamaştırıcı ilancılıklarını sindirmeye çalışıyorum. Ön sırada oturan iki beye, şoför çocuklarını şikayet ediyor. “Çok pişmanım. Üç oğlum var. Büyükler üniversiteyi bitirdiler ama işsizler ve evlenmiyorlar. Küçükte okuyor ama çokta masraflı, istekleri hiç bitmiyor. Okutmasaydım şimdiye kadar çok para kazanırlardı. Bende rahat ederdim.” Bu sözlerin arkasından arkadaşlarından onay beklerken cevap gecikmedi. “Ben aynı fikirde değilim. Ne güzel işte cahil kalmamışlar. Belki maddi anlamda hayata geç başlayacaklar ama bilinçli ve şuurlu insan olacaklar.” Bu cevabı dinlerken düşündüm. “Acaba hangi bilinçlilik ve şuurluluk.”
Şoför vitesten hıncını çıkaracakmış gibi abanırken söylenmeye devam ediyordu. Bunlar çocuklarından görmek isteyipte göremediklerinin vicdan azaplarıydı. “Çocukların öğütten çok iyi örneklere ihtiyaçları vardır”(H.Söz) Her şeyin güzel tarafını keşfetmeyi düstur etmenin rahatlığıyla camımdan manzaralar akarken, Rabbime teşekkürler içinde şükrettim. Çünkü okunması gerekenleri okumanın cazipliğini ve ücretlerini peşinen tattırdığı için sevinçliydim. Olaylara bakış açılarının önemini bir kez daha kavramıştım.
Okuyun! İyide diplomayı sadece dünyevi imkanların başlangıcı ve devamında kariyer için basamak olması düşüncesiyle alınınca işte durum ortada. Başka alternatifi olmayan gençler işe girip de bu hedeflere ulaşınca kitaplara olan ihtiyaçta rafa kaldırılıyor. Oysa hayat asıl ondan sonra başlamıyor mu? “Okumayı öğrenmek sanatların en zorudur.” (Goethe)
Bunları düşünürken gökyüzünde şekilden şekle girerek bana arkadaşlık eden bulutları seyre daldım. Okumak ne kadar güzelmiş. Yeter ki neyi ve neleri okumamız gerekiyor onu bilelim. Şu anda sizler hangi eserleri bitirmek üzeresiniz?
Nevin Alan
