Öğrenmek
“ Diksiyon hocamız Uğur Keskin’e ithafen”
Öğrenmek neye göre öğrenmek. Dünyaya gözlerimizi açtığımızda hayata merhaba diyoruz. Viyaklamalarımıza karışan büyüklerimizin tebessümleriyle gülmeyi öğreniyoruz. Parmaklarımızı ağzımıza doldururken, hayatta karşımıza çıkacak olumsuzlukları nasıl yutacağımızı keşfediyoruz.
“Aman ona dokunma, cıs cıs, gımmm” gibi olumsuz tepkilere anlam veremiyor ama bazı şeylerin yapılması, özgürlüğümüzün dışında olduğunu kavrıyoruz. “ Yapamazsın, edemezsin, sen bilmezsin” negatifliğiyle attığımız adımların devamında “ o kadar uğraşıyorum çocuğumun bir şeyi öğrenmeye hevesi yok;” diye azarları işitiyoruz. Suç bizde mi onlarda mı onu anlayana kadar körelen azmimizi uykuya yatırıyoruz. Sonrada “ onca kurslara gönderdik, özel hocalar tuttuk gene de sonuç olumsuz.Bundan adam olmaz.” Yaklaşımıyla hayatın basamaklarını isteksiz, hedefsiz ve yılgın bir şekilde arkamızdan birilerinin itelemesiyle tırmanıyoruz.
Kendi ayaklarımızın üstünde durmaya başladığımızda, hayata kendi bakış açılarımıza göre değerlendirmeye başladığımızda kimsenin etkisi altında kalmadan aldığımız kararlarla omuzlarımız dik, dudaklarımızda mütebbessim bir çizgi, bakışlarımızda azmin ışıltıları ve işte ilerde çok daha ilerde bizleri bekleyen noktamız. Biz hayatı tanımak, muhteşem yaratılan kainata yaraşır, güneşin elvanlarıyla karışık ayın gülücükleriyle süslü, yıldızların arkadaşlıklarıyla sarmalanmış bir varlık olmanın lezzetini öğreniyoruz.
Etrafımızda bizleri kösteklemek için yarışan, adımlarımızın hesabını yapan, “ ne gereği var, boş ver canım, başka işin mi yok, pembe dizileri seyret, o kursa gideceksin de eline ne geçecek” gibi sönük laflar sizi daha da azimleştirecek. Bak işte, sana selam veren ilim, elinden tutan minik yürekler aşmaya çalıştığın engellerin tellerini koparıyorlar. Ya gençlik. Yürekleri karanlıkta senin bir ışık yakmanı bekliyor. Maneviyat eksikliklerinin yırttığı ve kalplerini tırmalayan “ adam sendecilik” dikenlerini sökmeni bekliyorlar. Hala boş mu duruyorsun? Bak ilerde öğreneceğin daha pek çok güzellikler var. Topla onları, senden karşındaki insanların kalplerine birer tohum ve çekirdek olsunlar. Göreceksin ilerde yeşeren manevi çiçeklerin, yemişlerin ve öğrenen öğrencilerin olacak.
Öğrenmek. Kısaca neyi öğreneceğimizi iyi bilmek. Yapımıza, mizacımıza ve yetiştirildiğimiz ortamın kalıplarına hapis olmadan farklılıkları öğrenmek. Öğrenmek. İnsan olmanın sırrını, yapmamız gereken vazifelerin sonuçlarını, asıl memleketimiz olacak olan ahiret azığımızı öğrenmek. Öğrenmek. Her şeyden önce insan olmayı öğrenmek. Sizce neyi öğrenmek?
Nevin Alan
