Kelebekler Çiçekleri Sever

Hanımlar oturmuş çocuklarımızı yetiştirme zorluklarından ve çıkış yöntemlerinden konuşuyorduk. Aslında reçetemiz ve sünnet ışığında ki tarzımız hazırdı ama öğrenmesi  gerekenler biraz ihmal davranıyorlardı. Hal böyle olunca sizler, daha da şevkli bir şekilde doğru aktarımları paylaştırıyorsunuz. Zaten asıl görevimiz de önce kendimizin yaşaması. O zaman sözümüz tesir eder. İşte çıt ırlarımız da  etrafımızda dolaşıyorlar.

“ Üf oğlum bir rahat bırakmıyorsunuz. İnsan sizden nefes alamıyor.İki çift laf edemiyor.”Bakışlar arasında düşündüm. Cevap olarak keskin bir ifade yerine oturmalıydı.

Arkadaşlar:“ Çocuklar kelebek, biz büyüklerde çiçek. Öyle olunca tabii olarak onlar sevdiklerinin etrafında pervane olmak istiyorlar. Her bir yavrumuzun çocuksu renkleriyle kanatlarına taktıkları öğrenme merakı ve devamla ilgi çekme duygularıyla yerlerinde duramıyorlar. Yavrularımız sevgi-evlerinde ki anne, baba, kardeş varsa dede ve ninelerinden toplayacakları özlerin yapışkanlığında kaybolmak istiyorlar.”Evet. “Kelebekler çiçekleri sever.” 

 ___________________________________________________________________________

 

                                                     İNANMAK  ZORUNDASIN

Tonton ve şirin köylü teyze önüne koyduğu sebzelerini satmaya çalışıyordu. “ Köyden bu zerzavatlar köyden, daha bugün topladım tazecikler.” Gelen geçenlerin nazarlarına hoş bir görüntü sergileyen sepetlerde ki bostan manzaralarını inceliyoruz.

Müşterilerden orta yaşlı ve kendinden emin bir bayan “ bu gün topladığınıza nasıl inanayım,” diye sordu. Teyzemizin cevabı çok net bir şekilde hazırdı. Çünkü söyleyeceği ve arkasına sığınacağı ölçü karşısındakini ikna etmek zorundaydı. “Vallahi, vallahi yemin ederim ki yeni abdest aldım. Abdestli yalan söylenir mi?”

Nevin Alan