Evlilikte Karar Aşaması
Benim için ayrı bir öneme sahip olan yeğenlerimden biri telefon açtı. Evlilik konusunda hangi kıstaslara göre tercih yapması gerektiği konusunda yardımcı olmamı istedi. Konunun mühim olan yanı, ailesinin kendi ölçülerine göre bir eş seçme noktasında oğullarına ağır basmalarıydı. Anne ve babanın hatası “Dindar olmasa da olur. Biz ve sen ona doğru yolu gösteririz… Hem bu şekilde bir kişinin imanı kurtulmuş olur” gibi sözlerle oğullarını ikna etme çabaları içinde olmalarıydı. Yakinen gözlemlediğim kadarıyla maalesef hizaya sokulmak istenen ve baskı gören gençte ailesine karşı aksülamel olmuş ve oğul ters tepki vermişti. Kendisini boşlukta hissediyor ve karar aşamasının sıkıntısıyla sıkılan yüreğinin çarpıntılarını yaşıyordu... Bay ve bayan adayların eş seçiminde, aileler kendi doğrularına ve beklentilerine göre çizgi çizmemeliler. Zaten çocuklarını büyütme aşamalarında üzerinde durmak istedikleri doğruları yeterince kişiliklerine işlemişlerdir. Zamanımızda “acaba doğru insan mı?” sorusunu soran gençler zaten fazlasıyla seçici. Evlilik sadece dünya hayatını temsil etmiyor ki. Karar aşamasının sonucunda, temeli atılacak olan ebedi beraberliğin paylaşılacağı -hayat arkadaşlığına- adım atacaklar.
Bu gence farklı bir anlatım aktardım. “Diyelim siz pilotsunuz eşinizin de uçak olmasını arzu ediyorsunuz, bu şekilde birbirine örtüşen bir çift. Oysa eşiniz tutturmuş lokomotif olmak istiyor. Bu durumda nasıl bir tek yürekliliği yakalayabilirsiniz. Veya en güzel sözcüklerle onu ne kadar sevdiğinizi ve yüreğinizin ayrılmaz bir mücevheri olduğunu eşinize anlatıyorsunuz. Oysa o İngilizceden anlıyor, siz Fransızca olarak döktürüyorsunuz. Yani birbirlerinden çok farklı karakterlerin anlaşmasını bekliyoruz. Veya makine mühendisimiz olsun. O da maalesef eşini maddesel bir alet olarak değerlendirse, eşi de cıvıl cıvıl, hayat dolu ve rengarenk çiçekler gibi romantik takılıyorsa, vay bu bayanın haline. Kısaca ebedi arkadaş adaylarının ikisi de Peygamber Efendimizin (sav) sünnetleri çerçevesinde denklik ölçülerine göre fikirlerini ve hayat görüşlerini açıkça ortaya dökmeli. Böyle yaparlarsa birbirlerine köstek değil de tam tersi destek olanlardan olacaklardır.
Tek taraflı sürekli taviz veren eş, yani -ebedi arkadaş- bir süre sonra kendisini pasifize edecektir. Ve suskun halet-i ruhiye içerisinde veya hırçın kimliğe bürünen şahıslar olarak yuvalarının sessiz odalarında gezineceklerdir. Sizler ne düşünüyorsunuz?
Nevin Alan
