Evlilik Toprağı
Evet. Düşündüğümüzde evliliğimizin nasıl olmasını istiyorsak zeminini, etüdünü, projesini, biz hazırlıyoruz. Temelini kazma işlemi tanışmamız olsun. Harfiyatımızın boşaltılması ise çift adaylarının içinde hissettikleri duygu vedüşüncelerini dışarıya aktarmaları olsun. Demirinin döşemesi, karar aşaması olsun. Betonunun ve direklerinin yapılması, nişanlılık döneminin akışı olsun. Binanın katlarının yükselmesi, birbirlerini tanımalarının oturmaları olsun. Son rutuşlar ve dekorasyonlarımız, evlilik hazırlığının adımları olsun. Evin donanımı ve aksesuarları çiftlerin zevkine göre- cennet bahçesi- hayatını yaşamaya niyetlendikleri yuvalarının hazırlanması olsun. Nikah masasında –bir çift evet-de ebedi alemininde baz alındığı her iki cihan saadetlerinin yaşanacağına verilmiş söz olsun.
Devamında eşler neye niyet ederlerse sonucuna katlanacakları hayatları olacaktır. Nasıl mı? Mesela üzüm salkımlarına müşteri olmamız için toprağa asma fidanı dikeriz. İncir yemek için incir fidanı dikeriz. Yani tatlarına karar verdiğimiz kadar çeşitleri artırabiliriz. Çiçeklerin nefis görüntü ve kokularına müşteri olmuşsak onların tohum ve çekirdeklerini ekeriz. İşte bu mantıkla bizlerde evlilik toprağımızda ne yetiştirmek istediğimize karar vermeliyiz. Geri dönüşümünü düşünerek davranış şekilleri olacak olan fikir fidanlarının, çekirdeklerinin, tohumlarının çeşitlerine karar vermeliyiz. Tatlılık, goşgörü, tebessüm, anlayış eken otomatikman bunları hasat edecektir. Hiç karpuz ekilen tarladan kavun çıktığını gördünüzmü?
Nevin Alan
