Elmas Ninem
Yılların akıp giden selinde bir ihtiyar.Dilinde Allah(c.c) sığınacak bir başka merci olmadığını çocukluğunda öğrenmiş.Her halükarda ona yokluk ve fakirlik günlerinin dahi güzel bir tarafını yakalayıp biz gençlere aktarmaya çalışıyor.Evladım…Sabahın dondurucu soğuğunda çalıştığım okulun 8 tane sobasını yakardım arkasındanda buz gibi suyla abdest alır sabah namazımı kılardım.İnanırdım ki ibadetimi aksatırsam işlerim yolunda gitmez.Bize dürüstlük mertlik ve insanca davranmak öğretildi.Nerde o gençlik şimdi.Kim kime nasıl kazık atacağını hesap ediyor.
Yokluk vardı ama gönüller zengindi.Komşuların hatırı sual edilirdi,bir tas çorbamızı lokmamızı paylaşırdık.Özümüzün bu denli sarsılmasına hep bu televizyonlar sebep oluyor.Bizi anlatan programları cımbızla saysak yeridir.Ne otomatik çamaşır ne de bulaşık makinemiz vardı Çamaşırlarımız sakız gibi olurdu küllü sularda ağartırdık,ama çok mutluyduk.tenceremiz kaynardı mis gibi kokan yemeklerimize çoluk çocuk konu komşu bir sürü el uzanırdı.Bereket vardı.Şimdi hanımların canları sıkılıyor ne yapacaklarını şaşırıyorlar,çocuklarına sert davranıyorlar.Yavrularını ayak bağı olarak görüyorlar.Sigaradan hırslarını çıkarıyorlar.Elbiselerimizi,çoraplarımızı yamardık şimdi marka diye tutturmuşlar gençler doyumsuz ,sizlerde israfçısınız.Çocukları sizler yetiştiriyorsunuz demek ki önce siz kanaati keşfetmelisiniz.
Evet tonton nineciğime hak vermiştim.İstesek o kadar boş vakit bulabiliriz ki kendimiz bile şaşarız.Ömür törpüsü olan ve modern putlarımız olan eşyaların temizliği ve düzeni zaten en büyük zaman israfımız.Bu zamanda ev ararken dahi ihtiyacımız olduğu kadarını değil de eşyamızı sığdıracağımız genişlikte arıyoruz.Ondan sonra da vaktin nasıl geçtiğini anlayamadan günlük didişmelerden turşumuz çıkıyor.
Biz hanımların habire devekuşu misali meşgalelerle zaman tohumlarını sorumsuzca savuruyoruz.Bizden saygı sevgi ve şefkat bekleyen eşlerimizin ve yavrularımızın boyunları bükük kalmasın.Elimizin altındaki teknoloji harikası makineler sayesinde kendimize harcayacağımız çok zaman olacak.Keşfedecek mekanları ve güzellikleri araştırmayı ertelemeyin.Sevdiklerinizle gezerek,hissederek yaşayın.
Hepimizin ders çıkaracakları Osmanlı yaşlıları vardır.Şükür için,nostalji yaşamak için fırsat ve vakit varken onların dizlerinin dibine çömelelim.Bizlere masal gibi gelen aktarımlar olgunlaşmamıza ve olaylarda farklı bakış açılarını yakalamada bizlere ışık tutacaktır.Ömrümüzün kışına ulaştığımızda bizlerin de dizimizin dibinde çöreklenecek,gönüllerimizi süsleyecek gençlerimiz olması dualarıyla aktarabileceğimiz bir kültür birikimini yakalayabilecek miyiz .İnşallah…
Nevin ALAN
