Ebedi Arkadaşım
Şu anda ki genç kardeşlerimde gözlemlediğim bir konu da evliliğe bakış açıları.Toplumumuz da ki olumsuz görüntülerin çokça işlenmesi,güzelliklerin ise pek ortaya dökülmemesi en büyük etken. Oysa karar aşamasında sadece dünyevi değil sonsuz paylaşım düşüncesi ağırlığını koymalı. Biz büyükler nedense olumsuzlukları anlatma noktasında birinciyiz. Yıkım kolay olduğu için herhalde. Acaba kurulacak yuvanın temellerine birer kürek destek harcı da biz döksek nasıl olur. Eşlerin birbirlerine olan muhabbeti her iki tarafında huzuru için gerekli. Tek taraflı yaşanabilecek hayat bir yere kadar insanı mutlu eder. Oysa paylaşılacak nice güzellikleri fark edene kadar uzun yıllar geçiyor.
Biz büyükler yılların tecrübelerinin aktarımlarını gençlere en baştan yapalım. Evliliğin öcü olmadığını,toplumun bilinç altımıza empoze ettiği kalıplarla boğulmamaları gerektiğini ve Kur-an ve sünnetin ışığında ki parıltıları göstermeye çalışırsak zaten bir çok sonradan öğreneceklerimizin en baştan tecrübe olacağını anlayacaklardır. İnsanın hanesi kadar huzur veren bir başka mekan olacağını zannetmiyorum.Ekonomik özgürlüğümüz savunmasıyla lanse edilen ve cazip gösterilen bu avunmalar bizleri tatmin etmedi. Dünyevi cennetimiz evlerimizin köşesinde,muhabbetle birleşen bakışlardan süzülen günahlar akıyorsa ,başka söze hacet yok.
Gençler yaşadıkları evlerinin kültür yapısına göre belli bir evlilik temeli hafızasına yerleşiyor. Şiddet uygulanan evle,huzur ortamının hakim olduğu huzur-evinin arasında ki farklar ortada. Anneler oğullarına kendileri hakkında ki beğenmedikleri bir şikayetleri olsa hemen “ilerde hanımına öyle yapmazsın,onun her şeyini beğenirsin” eh ne oldu şimdi? Ön yargıyı zaten biz küçük beynine işledik.Bunun aksi olsa “evladım eminim eşinizle bir elmanın yarısı gibi olacaksınız,bana yaptığın eziyeti ona yapma,bizler de sizlerle gurur duyacağız.” Daha bu yaklaşımın görünürde ki basit uygulaması aslında temele döşenen çelik hasırlardır. Genç kızlarımızın en çok muzdarip olduğu kayınvalide handikapına gelince… Onlarda ilk etapta evlerinde babaanneyle hangi düzeyde bir iletişim yaşanmışsa kafasında da o ölçü yerleşiyor. “ Kaynana, görümce işte ne olacak?”Zehir kusan bu aşağılayıcı sözleri duyan kızımızdan gelecekte nasıl bir hürmet bekleyebiliriz.Herkes eteğindeki taşları döksün.”Kendisine yapılmasını istemediği hareketi ve sözü başkasına kullanmamalı.” Bu olumsuz çerçeveyi taşımayan gençlerden bizlerin,güzel evlilik müessesesini taşıyacaklarına inancımız tam.Yeter ki yaşayışımızla örnek olabilsek.
Yılda bir kez de olsa kutlayacağımız evlenme yıldönümümüzün sevincini yaşarken,her şeyimizle bütünleştiğimiz eşimizin tarafına teşekkürler ediyoruz. Kendi ailemiz de evlilik temelimizde her zaman olumlu ve yapıcı davrandıkları için minnettarız. Tahsil hayatlarından dolayı uzakta olan yavrularımız:Soframızda tabaklarınız, çikolatanız,pastanız hazır fakat sizler yoksunuz.Sizin yerinizi çiçekler süslüyor,sizin tomurcuklarınızda bu sahnede ilerde yerlerini alacaklar.Bizler ekeceğiz,sizler biçeceksiniz.Sahnenin baş aktörü eşlerimize de teşekkürler,
ellerinden geldiği kadar örnek Müslüman olmaya çalıştıkları için, hediyeleriyle gönüllerimizi aldıkları için…
Çok daha güzel paylaşımlar siz değerli kardeşlerimin olsun.Fakat oturarak da olmuyor.Fiiliyat gerekiyor. Her günün bir daha benzerinin yaşanamıyacağını bilmek yeterli sebep. Kucaklar dolusu çiçekler yerine geçecek olan sevgi buseleriniz hiç eksik olmasın…
Nevin ALAN
