Dişçiye Gidiyorum
Apartmanın içinde çığlık çığlığa çocuk ağlamasına kapıya koştum. “Eyvah herhalde çay döküldü veya düştü biryeri kırıldı,” düşünceleriyle merdivenleri tırmandım. Sesin geldiği kapıyı nefes nefese tıklattım.
Kapıyı açan anneye ne olduğunu sordum. Gayet sakin birşekilde “Dişçiye gidiyorum da, o da gelmek istiyor.” Kendisi de dışarıya çıkıp kapıyı kapattı. Babaanneye bırakılan çocuk son sesle ağlamaya devam ederken anne kulağıma eğilerek.“ güne gidiyorum. Biraz başımı dinlemek istiyorum, çocuklardan sıkıldım, peşime takılmasın diye yalan söyledim.” Zaten kıyafeti vemakyajı da kendisini ele veriyordu. Bu olumsuzluğun ardında çocuğuna “yalan söyleme” demenin manası da kalmıyor elbet…
Nevin ALAN
MİNİK PARMAK
Sofradayız. İki yaşına yakın yakışıklı yaratılmış bebüşümüz var. Hoşuna giden yiyecekleri anneciği ağzına sokuşturuyordu. Herkesin bakışlarını çekmenin şımarıklılığıyla bizlere de neşe kaynağı oldu.
Artık tabaklar boşaldı ve sofrayı toplama faslına sıra gelmişti. O da ne! Minik parmak önündeki tabağın susamlarına batarak yanındaki ablasının ve kendisinin ağzına götürmesin mi! Büyüklerinden gördüğünü uygulamayı çoktan öğrenmişti.
Nevin ALAN
HAYDİ ÖLDÜRELİM
Bir buçuk yaşındaki minik delikanlı neşe içinde evde koşturuyordu. Annesi de peşinde, etraftaki nesneleri yavrucuğunun anlayabileceği ölçüde anlatmaya çalışıyordu. Bir ara sinek önlerine kondu. Anne, “Bak bak sinek, sinek, sinek…” Biraz sonra sinek tekrar önlerine konunca anne birden “Haydi öldürelim!” demez mi. Ve devamında şak diye avuçlarını çırptı. Şaşkınlığımı atmaya çalışırken sineğin uçtuğunu gördüğüme çok sevindim. Annenin bu davranışı bana çok abes gelmişti. Daha bir buçuk yaşındaki ciğerparesine merhametsizliği, öldürmeyi bizzat kendisi uygulamalı olarak göstermişti!
Nevin ALAN
KÂİNAT KİTABINI OKUYAMAMAK
Tren yolculuğundayız. Karşımda oturan bayanla muhabbet köprüsü kurduk. Yol boyunca gözlerimizin pencerelerinden geçen manzaraların çoğunluğunu meyve ağaçları süslüyordu. Tefekkür tadının lezzetiyle elmanın yaratılış gayesindeki yerini bayanın anlayabileceği ölçüde anlattım. Devamında başka güzel fikirler de sıralarını aldılar. Biraz sonra bayandan duyacağım kelimeler kâinat kitabını okuma alışkanlığımızın hiç gelişmediğine delil oldu. “Bu sene de elma çok pahalı.”
Nevin ALAN
