Bir Anne Üç Çocuk Bir Koltuk
Ankara’da < Yayıncılıkta Kariyer> Seminerindeydim. Yeniden yapılaşma adına “ alan belirlemesi” ne de karar vermiş olmanın tadıyla dönüyorum. Terminalden biletimi aldım ve koltuğuma oturdum. Yanıma gelecek şahsı merakla bekliyorum. Nede olsa uzun yolculukta konuşacak kişi isteniyor.
Yanımda muavinin yardımıyla beliren bayana baktığımda şaşırdım. Yaşları 11,8 ve 4 olan üç çocuk annesi ve elinde tek bilet. Anne çocuklarını koltuğunun neresine sığdıracaktı. Mahcup bir ifadeyle “durumum yok kusura kalma” diye özür belirterek ağlayan küçük oğlunu kucaklayarak diğer yolcuların homurtuları arasında yanıma oturdu. Tevafuk bu demek herhalde diye düşündüm. Bir gün önce “ Çocuk ve Aile Eğitmeni” olmak üzerine karar kılmıştım. Şimdiden birebir iletişimim başlamıştı.
Yol boyunca nöbetleşe aramıza sıkışan çocuklarla ve annenin eziklik duymaması için hizmet adına hoşgörüyle yolu yarıladık. Molada da beraberliğimizi ve kulluk vazifemizi paylaştık. İzmit’te indiğimde onlar Gebze’ye devam edeceklerdi. Geride bir anne ve üç çocuk bırakmıştım diyemiyorum. Yavruların ileriki yaşlarında hafızalarında tebessüm izleriyle hatırlayacakları bir teyzeleri olmuştu. Benimde kız kardeşim.
